Kar Suyu

Saklı hazinemiz olan KARAÇAY ŞELALESİNDE giderken vazgeçilmezimiz simit-şalgam yanınıza almayı unutmayın.

Karlar eridikten sonra toprak tarafından süzülür ve kaynak suyu haline gelir. Bu su Fiziksel(filitrasyon) ve Kimyasal (klorlama) işlemlerine tabi tutulmadığı için mineral yönünden çok zengindir. Bu özellikleri özellikle çocuklarda kemik gelişiminde çok önemli rol oynamaktadır. Ayrıca mineral yönünden zengin kaynak suları hücre içine transpor işlemlerini hızlandırmada büyük bir araçtır.

Uygarlığın gelişmesi;  insanın doğayı tahrip etmesi  ve kirletmesi sonucunda suların fisiksel ve kimyasal işlemlere tabi tutmasını zorunlu hale gelmiştir. Bu işlemlerle bazı hastalıklardan kaçınan insanlarda daha farklı kronik rahatsızlıklar ortaya çıkmıştır.

Topraktan gelen insan yine Toprak tarafından süzülerek meydana gelen kaynak suyunda kendi doğasıyla özdeşleşip buluşur.  Bundan dolayı kaynak suları insanlarda büyük rahatlama ve terapi görevi görür.

İnsan psikolojisi her zaman güzel görmeye meyillidir. Kaynak suları, doğayı ihtişamı ve gürültüsüyle süsleyerek, insanın estetik ruhuna işler psikolojik olarak rahatlar. İnsan bünyesi her zaman değişiklik ister ve dört mevsim yaşayan bir insan daha renkli ve daha hareketlidir.

Kar suyu, topraktaki potasyum, kalsiyum, demir gibi mineralleri çözerek bitkilerin beslenmesini sağlar. Karda bulunan amonyak, karın erimesiyle birlikte toprakta kalır. Bu amonyak, azot bakterileri tarafından kalsiyum nitrat gibi azot tuzlarına çevrilerek bitkilerin azot ihtiyacını karşılar.

Mineral yönünden zengin kaynak suları içerisinde bulundurdukları maddelere göre romatizmal sıkıntılarda, deri hastalıklarında ve sindirim sistemi rahatsızlıklarında tedavi amaçlı kullanılmaktadır.

Write a Reply or Comment

Your email address will not be published.